
İnsanoğlunun varoluş yolculuğundaki en güçlü rehberlerden biri merak duygusudur. Coşkun Aral da bu merakın izinde, 1977’den bu yana dünyanın neredeyse ayak basmadığı hiçbir coğrafyasını bırakmayarak insanların hayatta kalma mücadelesini, kültürlerini, yaşamlarını ve savaşlarını görüntüledi. Çektiği fotoğraf ve röportajları ulusal ve uluslararası medya ile ajanslara servis ederek gazeteciliğin günümüze uzanan önemli temsilcilerinden biri oldu.
1 Mayıs 1956’da Siirt’te doğan Coşkun Aral, dört buçuk yaşında metabolizma kaynaklı rahatsızlıklar, yetersiz beslenme ve ilaç eksikliği nedeniyle ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele etti. Dönemin sağlık imkânlarının yetersizliği nedeniyle yürüme bozukluğu, eklem romatizması ve akciğerlerinden birinin işlevini yitirmesi gibi sorunlar yaşadı. Ailesi, tedavi imkânı bulabilmek için onu İstanbul’daki halasının yanına gönderdi. Oruçgazi İlkokulu’na yazdırılsa da gerekli sağlık raporları alınamayınca yeniden Siirt’e dönmek zorunda kaldı. Eğitimine burada devam eden Aral, Doğan Kardeş ve Hayat dergilerini okuyarak büyüdü. Onu uluslararası başarıya taşıyan en önemli özellik ise meraklı ve sorgulayıcı kimliği oldu; dünyanın başka yerlerinde insanların nasıl yaşadığını öğrenme isteği onu mesleğine sıkı sıkıya bağladı.
Foto muhabirliğine 1974 yılında Günaydın ve Gün gazetelerinde başladı. 1976’dan itibaren Ekonomi ve Politika gazetesinde çalıştı. 1977’deki 1 Mayıs Olayları sırasında Savaş Ay ile birlikte çektiği fotoğraflar Sipa Press tarafından dünya basınına dağıtıldı ve ilk kez Time ile Newsweek dergilerinde yayımlandı. Ardından Sipa Press’in Türkiye muhabirliğini üstlendi. Aynı dönemde Türk Haberler Ajansı, Milliyet ve Hürriyet gazeteleri adına serbest muhabir olarak çalıştı; Hikmet Feridun Es, Ara Güler, Ergin Konuksever, Atılay Kayaoğlu ve Gökşin Sipahioğlu gibi önemli isimlerle birlikte görev yaptı.

1980 yılında Sipa Press adına ilk yurt dışı görevine çıktı. Polonya’daki Gdańsk Grevi ve İran-Irak Savaşı’ndaki çalışmalarıyla uluslararası alanda tanındı. 12 Eylül Darbesi’ne ilişkin fotoğrafları Time, Newsweek ve L’Express dergilerinde kapak olarak yayımlandı.
Dünyanın Konuştuğu Olay: Havada Korsanlarla Röportaj
1980 yılında İstanbul’dan Ankara’ya gitmek üzere havalanan bir THY uçağı, bir süre sonra kaçırıldı ve rotası Tahran’a çevrildi. Yolculara uçağın kaçırıldığı bildirildiği o anlarda, yolculardan biri korsanları ikna ederek havadayken onlarla röportaj yaptı. O kişi Coşkun Aral’dı. 12 Eylül Darbesi’nin üzerinden henüz bir ay geçmiş, dünya ve Türkiye çalkantılı bir dönemden geçiyordu. Afganistan’ın Sovyet işgali, bölgedeki siyasi hareketleri derinden etkiliyordu. Direnişçilerle dayanışma amacı taşıyan bir grup, 14 Ekim’de İstanbul–Ankara seferini yapan uçağı kaçırmıştı. Ölüm korkusunun hâkim olduğu bu ortamda Aral’ın gerçekleştirdiği röportaj, gazetecilik tarihinde unutulmaz bir olay olarak yerini aldı ve kendisine ulusal ve uluslararası ödüller kazandırdı.
1977’den bu yana dünyayı karış karış dolaşan Aral, insanların gitmekten çekindiği coğrafyalara gitti. Lübnan, Kuzey İrlanda, İran ve Irak savaşları, görev yaptığı çatışma bölgelerinden yalnızca bazıları. Kırk yılı aşkın savaş muhabirliği boyunca defalarca ölümle burun buruna geldi; kaçırıldı, işkence gördü ancak mesleğinden vazgeçmedi. Çektiği fotoğraflar dünyanın önde gelen ajans ve gazetelerinde yayımlandı. Yurt içi ve yurt dışında açtığı sergiler ve hazırladığı belgesellerle birçok önemli ödül kazandı.
Coşkun Aral günümüzde de dünyanın farklı bölgelerinde bağımsız ve kurumsal belgeseller üretmeye devam etmektedir. Ayrıca “Coşkun Aral Anlatıyor” adlı YouTube kanalında anılarını, gazetecilik deneyimlerini ve güncel çalışmalarını paylaşmaktadır.
Editör Notu: Bu yazı Kemalpaşa Times dergisi Sayı 5 - Mart 2026 Sayfa 53 ve 53'te yayınlanmıştır.
Yorumlar